Aşırı sıcaklar nedeniyle özellikle son günlerde sıkça şikayet ettiğimiz güneş ışınlarıyla ilgili birbiriyle çelişen haberler okuyoruz. Güneşten kaçınmalı mıyız yoksa onu kucaklamalı mıyız? Hangisine inanalım?
Onlarca yıldır uzmanlar, güneşe maruz kalma konusunda “azın daha çok” olduğunu söylediler. Güneşten gelen ultraviyole ışık cildi yaşlandırabilir ve cilt kanserine neden olabilir. İnsanlar D vitaminini yiyeceklerden veya takviyelerden de alabilirler. Son yıllarda, bazı bilim insanları bu düşünceleri sorgulamaya başladı, çünkü araştırmalar, ölçülü güneşe maruz kalmanın, en azından belirli bağlamlarda, bazı faydaları olabileceğini öne sürüyor ve D vitamini takviyelerinin her zaman iyi bir alternatif olmayabileceğini belirtiyorlar.
“SPF 50 olmadan asla dışarı çıkmayın” yaklaşımı, güneşe maruz kalmayı evrensel olarak zararlıymış gibi gösterse de risk faktörlerinize uygun olarak “ölçülü güneşe maruz kalma”, farklı faydalar sunabilir.
Güneş ışınlarının erken cilt yaşlanmasına neden olabileceği yadsınamaz bir gerçektir. Ancak araştırmacılar, güneşe maruz kalma ile sağlık yararları arasında sınırlı olsa da, birkaç ilişki tespit ettiler. Yapılan araştırmalar, güneşte daha fazla zaman geçirmenin daha düşük kan basıncı ile ilişkili olduğunu ortaya koydu.
Edinburgh Üniversitesi’nde dermatolog ve araştırmacı olan Dr. Richard Weller, kan basıncının kış aylarında yazdan daha yüksek olma eğiliminde olduğunu ve kalp sorunlarının da o zaman daha yaygın olduğunu söylüyor. Bir çalışma, daha fazla güneş ışığına maruz kaldığını bildiren kişilerin kalp yetmezliği geliştirme olasılığının daha düşük olduğunu buldu. Araştırmacılar, güneş ışığının kalp sağlığını neden iyileştirebileceğinden emin değiller, ancak “cildin kan damarlarını gevşeten ve kan basıncını düşüren nitrik oksit adı verilen bir gaz salgılamasına neden olduğunu biliyorlar”, diyor Dr. Weller.
Örnek araştırmalar
Bazı araştırmacılar ise güneş ışınlarının daha uzun bir yaşama yol açıp açamayacağını merak etti. 2014 yılında, yaklaşık 30.000 İsveçli kadını 20 yıl boyunca takip eden bir çalışmada, bilim insanları güneşe maruz kalmaktan kaçınanların, güneş ışığına daha çok maruz kalanlara göre bu süre zarfında iki kat daha fazla ölüm olasılığına sahip olduğunu ortaya koydu. Oysa başlangıçta düşünülen, güneşe maruz kalan kadınların daha ölümcül bir cilt kanseri türü olan melanom teşhisi alma olasılığının daha yüksek olmasıydı.
Güneş ışığı, iltihaplanmayı ve bağışıklık hücrelerini kontrol ederek bağışıklık sistemini desteklemeye de yardımcı olabilir. 11 multipl skleroz hastası üzerinde yapılan küçük bir çalışmada, araştırmacılar ultraviyole B ışığının iltihaplanmayı yatıştıran ve semptomları hafifleten belirli bağışıklık hücrelerini aktive ettiğini buldular. Farklı araştırmalar da UV ışığına maruz kalmanın egzama, sedef hastalığı ve diğer bağışıklıkla ilgili rahatsızlıkları olan kişilerde semptomları iyileştirebileceğini gösterdi. Uzmanlar ayrıca güneşte keyif yapmanın sizi daha mutlu edebileceğini de ekliyor. Bazı çalışmalar, UV ışığına maruz kalmanın ruh halini düzenlemeye yardımcı olan bir kimyasal olan serotonin kan seviyelerini artırabileceğini öne sürüyor.
D vitamini
Güneşe maruz kalmanın iyi bilinen bir faydası, kemiklerin yapımına ve korunmasına yardımcı olan D vitamini üretmesini tetiklemesidir. Geçmişteki gözlemsel araştırmalar, düşük D vitamini seviyelerini kalp hastalığı, Tip 2 diyabet ve kolorektal kanser gibi belirli durumların artan riskleriyle ilişkilendirmişti.
Takviyelerden D vitamini almak, potansiyel olarak zararlı güneşe maruz kalma ihtiyacını ortadan kaldırarak bu durumların riskini azaltır mı? Uzmanlar, son birkaç yıldaki büyük klinik deneylerin bunu doğrulamadığını söylüyor. 2019’da yapılan bir klinik deneyde, araştırmacılar, yaklaşık 2.400 yetişkinde D vitamini takviyesi almanın Tip 2 diyabet geliştirme olasılığını azaltmadığı sonucuna vardılar.
2020’de Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 26.000 yetişkin üzerinde yapılan bir deneyde, D vitamini takviyelerinin kanser veya kardiyovasküler problemler geliştirme riskini azaltmadığı, ortalama beş yıl süren çalışma dönemi boyunca genel ölüm riskini de azaltmadığı bulundu. Bu çalışmalar, güneş ışığının bağışıklık ve kan basıncı faydalarıyla birlikte, bize sadece D vitamini üretiminin ötesinde fayda sağlayabileceğini gösteriyor.
Güneş kreminizi atmayın.
Güneş ışığının potansiyel faydaları üzerine yapılan araştırmalar hala oldukça sınırlı, bu nedenle bunların nasıl yorumlayıp uygulanacağını bilmek zor. Uzmanlar güneş koruyucuyu kullanmayı bırakmamanız gerektiğini belirtiyorlar. Güneş ışınların en parlak ve en güçlü olduğu 10.00 ile 14.00 arasında doğrudan güneşe maruz kalmaktan kaçınılması öneriliyor. Bunu yapamıyorsanız, güneş kremi veya geniş kenarlı şapkalar ya da güneşten koruyucu giysiler gibi başka koruyucular kullanabilirsiniz. Sonuç olarak, güneş ışığının potansiyel faydalarını zararlarıyla birlikte değerlendirmek daha mantıklı olacaktır.