Kahvaltı meselesi, yıllardır “günün en önemli öğünü” olarak konuşulur. Diğer taraftan son dönemlerin favorisi aralıklı oruç döneminde kolayca gözden çıkarılan öğün kahvaltıdır. Ancak yeni bilimsel çalışmalar, kahvaltının yalnızca enerji ve odaklanma için değil; bağışıklık sistemi üzerinde de etkileri olabileceğini gösteriyor.
Bir grup bilim insanı, kahvaltıyı atlamanın bağışıklık hücreleri üzerinde nasıl bir etki yaratabileceğini araştırmak için deneysel bir çalışmada fareleri kullandı. Bu araştırmanın bulgularına göre:
Kahvaltı eden ve etmeyen fareler karşılaştırıldığında, kahvaltıyı atlayan farelerde monosit adı verilen bir tür beyaz kan hücresi sayısında azalma görüldü. Monositler, vücudun enfeksiyonlarla savaşmasına ve bağışıklık yanıtına katkıda bulunan önemli hücrelerdir. Kahvaltı öğünü atlandığında, bu hücrelerin kan dolaşımından kemik iliğine geri çekildiği; böylece kan dolaşımındaki bağışıklık savunmasının zayıfladığı görüldü.
Daha sonra yemek yeniden verildiğinde, kemik iliğinden kana dönen bu hücreler beklenenden yüksek inflamatuar (iltihaplı) bir yanıt oluşturdu, bu da bağışıklığın dengeli çalışmasını zorlayan bir etken olarak değerlendirildi.
“Bağışıklık – Beyin Diyaloğu”
Araştırmanın ilginç bir diğer yönü, beyin ile bağışıklık sistemi arasında aktif bir iletişim olduğunun gözlemlenmesi. Aç kalma, beyinde “stres sinyali” yaratıyor ve bu sinyaller bağışıklık hücrelerinin davranışını değiştirebiliyor. Bu mekanizma, henüz fare çalışmalarında gözlemlenmiş olsa da insan sağlığı üzerine fikir veren “nöro-bağışıklık” etkileşimini gösteriyor. Bir başka deyişle yalnızca yemek yeme alışkanlıklarımız değil, beynimizin tepkileri de bağışıklık sistemini etkileyebilir.
Ne Anlatıyor? Bilim Ne Diyor?
Bu çalışma insanlarda yapılmadı: Çoğu sonuç fare modellerinden geliyor; bu nedenle insanlarda neden-sonuç ilişkisi kurulmadan önce daha fazla araştırma gerekiyor.
Faydaları yok saymamalıyız: Düzenli beslenme ve dengeli kahvaltının metabolik, hormonal ve bağışıklık sistemi için olumlu etkilerini gösteren çalışmalar da mevcut.
Bağışıklık sadece kahvaltıyla belirlenmez: Uyku düzeni, stres yönetimi, mikrobesin alımı, fiziksel aktivite ve genel beslenme tarzı da bağışıklık sistemini güçlü ya da zayıf kılabilir.
Kahvaltı, sadece enerji kaynağı değildir; günün ritmini dengeler, metabolizmayı destekler ve bazı bilimsel bulgulara göre vücuttaki savunma hücrelerinin düzenlenmesine katkı sağlayabilir.
Ancak tek bir öğünü “bağışıklığın anahtarı” olarak görmek de doğru olmaz. Tüm bedenimizin sağlıklı bir uyku-beslenme-stres döngüsü içinde olması, bağışıklığın güçlü kalması için çok daha etkili bir yaklaşımdır.
Kaynak: https://studyfinds.org/




