C ve D vitamininden magnezyum ve kalsiyuma… Raflarda binlerce farklı takviye var. Ama gerçekten ihtiyacımız olanı “doğru dozda” mı alıyoruz? Sağlık uzmanları, “doğal” algısına kapılıp kontrolsüzce takviye kullanımının sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Tablet, kapsül, toz ve çiğnenebilir jel formatındaki bu ürünler; vitamin, mineral, bitkisel özler ve amino asitleri tek başına ya da karışım halinde içerebiliyor. Ürünlere olan ilgi hızla artarken, tüketicilerin aklında kritik bir soru beliriyor: “Bu ürün gerçekten güvenli mi ve doğru dozda mı kullanıyorum?”
Harvard Tıp Fakültesi’nden Dr. Pieter Cohen bu noktada net konuşuyor: “Takviyelerin tamamen güvenli olduğu sanılıyor, ancak yüksek dozlar ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.”
Peki takviyeleri seçerken ve kullanırken nelere dikkat etmeliyiz?
Herkes Takviye Kullanmak Zorunda Değil
Mayo Clinic Arizona’dan Dr. Denise Millstine’a göre temel hedef, vitamin ve mineralleri gıdalardan almak. Ancak:
- besin erişimi kısıtlı olduğunda,
• bazı ilaçlar emilimi etkilediğinde,
• belirli eksiklik durumlarında
takviye bir seçenek haline gelebiliyor.
Uzmanlar konuyu şöyle özetliyor: “Bazı insanlar takviyeye gerçekten ihtiyaç duyuyor, bazıları ise fazladan alabiliyor. Tek bir doğru yok.”
Bu karmaşanın içinde raflardan “doğru ürünü” seçmek gerçekten zorlayıcı olabiliyor.
Dozaj Sadece “Kaç mg?” Değil…
Besin referans değerleri şu şekilde belirleniyor:
- RDA (Önerilen Günlük Alım): Günlük hedeflenen miktar
- UL (Üst Tolere Edilebilir Limit): Güvenli sınırın üst noktası
RDA yaşa, cinsiyete, sağlık durumuna göre değişebiliyor. UL ise aşılmaması gereken seviye; çünkü bazı besinlerde fazla alım toksisiteye yol açabiliyor.
Ek bir sorun daha var: Araştırmalara göre etiketlerdeki besin miktarları her zaman doğru olmayabiliyor. Bu nedenle USP veya NSF gibi bağımsız kuruluşlardan sertifikalı ürünler
daha güvenilir kabul ediliyor.
Takviye Başlamadan Önce Doktorla Konuşmak Neden Önemli?
Çünkü kullandığınız takviye:
✓ İlaçlarla etkileşime girebilir
✓ Diğer takviyelerle çakışabilir
✓ Kan tahlillerini bozabilir
✓ Doz kişiye göre değişir
Uzmanlar yukarıda özetlenen durumun çok yaygın olduğunu ve şikayete gelen bazı hastaların sorunlarının aslında hatalı kullanılan takviyelerden kaynaklı olabildiğine şahit olduklarını belirtiyorlar.
Fazla Alınca Ne Oluyor?
Multivitaminler
Standart bir içeriği yoktur; bazı ürünler UL değerlerinin üzerinde dozlar içerebiliyor. Üstelik multivitamin + ek takviye kombinasyonunda dozlar çakışabiliyor.
Bazı risk örnekleri:
- Sigara içenler: Beta-karoten & A vitamini yüksek ürünler, akciğer kanseri riskini artırabilir.
• Gebelik: Günlük 2800 mcg üzeri A vitamini, doğum kusurları riskini artırabilir.
• Kan sulandırıcı kullananlar: K vitamini, ilaç etkinliğini azaltabilir.
Yani multivitamin “genel sağlık sigortası” değil; karmaşık bir denklem.
Vitamin D
Aşırı alındığında oldukça toksik olabilir.
Belirti ve riskler:
- mide bulantısı
• kusma
• sık idrara çıkma
• kalp ritim bozuklukları
• böbrek yetmezliği
Çoğu vakada sebep aşırı takviyedir, gıda değil.
Referans değerler (19–70 yaş):
- RDA: 15 mcg (600 IU)
- Üst limit: 100 mcg (4000 IU)
Doktor tavsiyesiyle alınan D vitamini takviyesinin, genelde 3 ay sonra yapılan testle kontrol edilmesi öneriliyor.
Omega-3 (Balık Yağı)
Omega-3, DHA ve EPA formunda bulunur. Standart bir RDA yok ancak FDA, günlük 5 gram sınırı koyuyor.
Yüksek doz riskleri arasında; kanama eğilimi ve inme riski bulunuyor. Kalitesiz ürünlerde ayrıca: mide yanması, bulantı, A ve D vitamini fazlalığına bağlı toksisite görülebiliyor.
Burada etiket okumak kritik önem taşıyor. Örneğin 1000 mg balık yağı kapsülü, genellikle sadece 300 mg EPA+DHA içerir; geri kalanı başka yağlar ve vitaminler olabilir.
“Doğal” Her Zaman Masum Değil
Unutmamak gerekir ki;
Takviyeler ilaç değildir ama aynı titizlikle ele alınmalıdır. İhtiyaç kişiye özeldir; bir kişiye fayda sağlaması herkes için uygun olduğu anlamına gelmez. Fazlası bazen eksikliği kadar zararlı olabilir. Etiket güvenilirliği değişkendir. Doktor bilgisi olmadan başlanmamalıdır.
Sağlığın temeli hâlâ aynı: dengeli beslenme, iyi uyku, düzenli hareket, yeterli güneş ışığı.
Takviyeler ise bu döngüde sadece destek oyuncusu.
Kaynak: https://www.theguardian.com/




