Hem ülkemizde hem farklı coğrafyalarda obezite en önemli sağlık sorunlarından biri. Sadece yetişkinler için değil, çocuklar için de tehlike çanları uzun zamandır çalıyor. Daha sağlıklı bir toplum için atılan adımların en kapsamlılarından biri Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı Türkiye Obezite ile Mücadele ve Fiziksel Aktivite Eylem Planı (2025–2028).
Bu plan sadece bireylerin kilo vermesine odaklanmıyor; aslında daha sağlıklı bir yaşam kültürünü Türkiye’ye yerleştirmeyi hedefliyor.
Plan, T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yürütülüyor. Ancak bu sadece “sağlıkçıların yaptığı bir plan” değil. Çalışmaya:
- Üniversiteler,
- Belediyeler,
- Spor alanındaki kurumlar,
- Eğitim kurumları,
- Sivil toplum örgütleri,
- Özel sektör temsilcileri
gibi pek çok paydaş da dahil. Böylece alınan kararlar hem bilimsel hem de sahaya uygulanabilir hale geliyor.
Bu planın amacı ne?
Planın ana amacı; Türkiye’de obeziteyi azaltmak, sağlığı iyileştirmek ve fiziksel aktiviteyi günlük yaşamın doğal bir parçasına dönüştürmek.
Biraz daha açarsak hedef şu:
- Doğru ve dengeli beslenmeyi öğretmek,
- Çocukluktan itibaren sağlıklı yaşam alışkanlıklarını kazanmak,
- Hareketsizliği azaltmak,
- Kronik hastalıklardan (diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları vb.) korunmak,
- Toplumda sağlık okuryazarlığını artırmak.
Yani mesele “zayıflamak” değil, “iyi yaşamak”.
Neden böyle bir plana ihtiyaç duyuldu?
Çünkü günümüzde obezite artık sadece bireysel bir durum değil, toplumsal bir sağlık konusu. Araştırmalar gösteriyor ki obezite:
- Kalp-damar hastalığı,
- Tip 2 diyabet,
- Bazı kanser türleri,
- Hipertansiyon
gibi hastalıkların riskini ciddi şekilde artırıyor.
Üstelik modern hayat bizi daha çok masa başında, daha az hareket ederek yaşamaya itiyor. Yemek tercihlerimiz değişiyor, uyku düzeni bozuluyor, çocuklar daha az koşuyor. Tüm bunlar bir araya gelince, çözümleri de birlikte geliştirmek gerekiyor.
Plan kimleri kapsıyor?
Plan geniş bir hedef kitleyi düşünüyor. Bunlar arasında:
- Yetişkinler: Günlük hareket alışkanlıklarını artırmak için
- Çocuklar ve gençler: Sağlıklı beslenme ve hareket kültürünü erken yaşta kazanmak için
- Aileler: Çünkü alışkanlıklar evde başlıyor
- Az hareket eden nüfus: İş ve yaşam tarzı nedeniyle
- Risk altındaki gruplar: Kronik hastalık riski taşıyanlar
- Dezavantajlı kesimler: Eşitsizliğin sağlığı etkilememesi için
Özellikle okul çağı çocukları özel bir odakta. Çünkü çoğu yetişkin alışkanlığı çocukluk döneminde şekilleniyor.
Nasıl uygulanacak?
Plan, “nasihat veren” değil, yaşam alanlarını değiştiren bir yaklaşım benimsiyor. Örneğin:
1) Yaşam Alanlarını Dönüştürmek
Bisiklet yolları, yürüyüş rotaları, parklar, spor alanları gibi hareketi kolaylaştıran çevresel düzenlemeler teşvik ediliyor.
2) Eğitimle Desteklemek
- Okullarda daha fazla fiziksel aktivite saati,
- Daha bilinçli kantin uygulamaları,
- Aileye yönelik bilgilendirme içerikleri planlanıyor.
3) Sağlık Sistemini Güçlendirmek
Aile hekimileri, diyetisyenler, fizyoterapistler gibi uzmanların sürece entegre olması amaçlanıyor.
4) Kampanyalar ve Farkındalık
Topluma yönelik kampanyalarla “nasıl sağlıklı olunur?” sorusu görünür hale getiriliyor.
5) Çok Paydaşlı İş Birliği
Planın en güçlü yanı, “tek kurumun yapması” üzerine kurulu olmaması. Bu iş; belediyeler, üniversiteler, okullar, spor federasyonları gibi çok aktörlü bir yapı içeriyor.
6) Ölçme-Değerlendirme
Plan, belirli göstergelerle düzenli olarak izlenecek.
Başarı durumu raporlanacak ve gerekirse yöntemler güncellenecek.
Yani hedef sadece bir plan yazmak değil, aktif bir süreç yürütmek.
Bize ne kazandıracak?
Doğru şekilde uygulandığında uzun vadede şunları görmek mümkün:
Daha sağlıklı bir toplum: Sağlıklı beslenme ve hareket alışkanlıklarının yaygınlaşmasıyla birlikte toplum genelinde sağlık kalitesi yükselir.
Azalan kronik hastalık riski: Daha çok hareket eden ve daha dengeli beslenen bir toplumda diyabet, kalp hastalıkları ve hipertansiyon gibi kronik hastalıkların görülme sıklığı azalır.
Ekonomik katkı: Sağlığın korunması, sağlık hizmetlerine olan yükü azaltır.
Güçlü bir sağlık okuryazarlığı: Bireyler kendi sağlığını koruma konusunda daha bilinçli hale gelir.
Çocuklarda erken kazanılmış iyi alışkanlıklar: Bu da gelecekte daha sağlıklı bir nesil anlamına geliyor.
Bu Eylem Planı aslında herkese şu mesajı veriyor:
Hareket etmek, doğru beslenmek ve kendine iyi bakmak sadece bireysel bir tercihten ibaret değil; toplumun geleceğini güçlendiren bir kültür.
2025–2028 arası ise bu kültürü yaygınlaştırmak için stratejik bir dönem olarak planlanmış durumda.
Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.




