Yeni bir araştırma, beslenme biçiminin beyin sağlığı üzerindeki rolünü yeniden gündeme getiriyor. Bilim insanları, geleneksel Akdeniz diyetini bazı bitki odaklı desteklerle zenginleştirmenin -özellikle yeşil çay, ceviz ve çok küçük bir bitki türü olan Mankai (su mercimeği) ile- yaşlanma sürecine bağlı beyin değişimlerini yavaşlatabileceğini öne sürdüler. Bu çalışma, özellikle yaşla birlikte artan beyin yaşlanmasına ilişkin belirteçlere odaklanıyor.
Araştırmanın Yapısı ve Katılımcılar
Yaklaşık 300 yetişkin üzerinde gerçekleştirilen 18 aylık bir klinik denemede katılımcılar rastgele üç farklı beslenme grubuna ayrıldı.
- Bir grup, genel sağlıklı beslenme önerilerini takip etti;
- İkinci grup, düşük işlenmiş gıda, bol sebze ve kırmızı et yerine daha fazla kümes hayvanı ve balık içeren geleneksel Akdeniz diyetini uyguladı;
- Üçüncü grup ise bu temel Akdeniz diyetini yeşil çay, Mankai takviyesi ve ceviz gibi yüksek polifenol içeren bileşenlerle zenginleştirerek “Yeşil Akdeniz diyeti” adıyla benimsedi.
Bu diyet düzenlemeleri sırasında katılımcıların diyetleri ile birlikte, kanlarında dolaşan belirli protein düzeyleri ölçüldü. Bilim insanları, bu proteinlerin seviyelerindeki değişiklikleri beyindeki yaşlanma sürecine işaret eden biyobelirteçlerle ilişkilendirdi.
Beyin Yaşlanması ile İlişkili Biyobelirteçler
Araştırmada iki özel protein, Galectin-9 ve Decorin, “hızlandırılmış beyin yaşlanması” ile ilişkilendirildi. Bu proteinlerin yüksek düzeyde olması, beynin kronolojik yaşına göre “daha yaşlı” görünmesine işaret edebiliyor. Galectin-9’un özellikle beyin iltihaplanmasını tetikleyerek sinir hücrelerine zarar verebileceği, Decorin’un ise sağlık açısından olumsuz sinyallerle bağlantılı olduğu belirtiliyor.
Yeşil Akdeniz diyeti uygulayan katılımcıların kan seviyelerinde, özellikle Galectin-9 proteininin anlamlı biçimde düşmesi gözlendi. Bu düşüş, hem başlangıçtaki değerlerle hem de kontrol grubuyla karşılaştırıldığında belirgindi. Decorin proteinindeki artış ise tüm gruplarda izlendi; ancak en az artış yeşil-Akdeniz diyeti grubunda görüldü.
Mankai, Yeşil Çay ve Cevizin Rolü
Bu diyetin ayırt edici bileşenlerinden biri, Mankai (su mercimeği) adlı küçük bir su bitkisidir. Dünyanın en küçük çiçek açan bitkilerinden biri olan Mankai, protein ve antioksidan polifenoller açısından zengin bir kaynak olarak tanımlanıyor. Yeşil çay ise yıllardır içeriğindeki farklı bileşenlerin iltihaplanmayı azaltma potansiyeliyle tanınıyor. Ceviz de sağlıklı yağlar ve diğer bitki bileşenleri sayesinde beyin sağlığını destekleyebilecek özellikler taşıyor.
Araştırma sürecinde Yeşil Akdeniz diyeti grubunun, günlük olarak Mankai shake’leri tükettiği, üç-dört fincan yeşil çay içtiği ve bir avuç ceviz yediği bildirildi. Bu kombinasyonun toplamda standart bir Akdeniz diyetine göre yaklaşık üç kat daha fazla polifenol sağladığı ve tek başına herhangi bir bileşenin etkisinden daha güçlü bir etki oluşturduğu görüldü.
Ne Anlama Geliyor?
Araştırma, bu beslenme yaklaşımının beynin yaşlanma belirtilerini yavaşlatabilecek biyolojik sinyallerle ilişkilendirilebileceğini ortaya koyuyor. Ancak bu sonuçların doğrudan zihinsel performans ya da hafıza gibi klinik ölçümlerle ilişkilendirildiği anlamına gelmediğini belirtmek gerekiyor; bu konuda daha fazla çalışma yapılması gerekiyor.
Çalışmanın yazarları, özellikle polifenol bakımından zengin yiyeceklerin anti-inflamatuar etkisinin muhtemel beyin koruyucu rol oynayabileceğini, ancak bulguların doğrudan klinik sonuçlara bağlanmasının henüz erken olduğunu vurguluyorlar.
Pratik Öneriler
Eğer bu yaklaşımı mutfağınıza taşımak istiyorsanız, her gün birkaç fincan yeşil çay içmek ve ceviz gibi polifenolce zengin besinleri seçmek erişilebilir bir başlangıç olabilir. Mankai gibi özel ürünlere erişim henüz yaygınlaşmasa da yeşil çayın ve ceviz gibi kuruyemişlerin faydaları daha ulaşılabilir seçenekler olarak öne çıkıyor.
Kaynak: studyfinds.org




